Fur: An Imaginary Portrait of Diane Arbus



Diane Arbus amerikalı bir fotoğrafçı. marjinal insanların fotoğrafçısı olarak biliniyor. onu diğer fotoğrafçılardan ayıran yanı ise fotoğraf nesnesiyle kurduğu ilişkiler. Fazla birşey anlatmamak lazım zira yukarıdaki filmde Arbus'un hayatı ve fotoğrafa nasıl ilgi duyduğu anlatılıyor. Nicole Kidman da döktürmüş, hele hele Javier Bardem'i uzun uzun anlatmaya gerek yok. Daha yeni kendisinden bahsetmiştik zaten. Arbus'un fotoğraflarını bilenler için ayrı, onu hiç tanımayanlar için ayrı keyifli br film. mutlaka izlenilesi.

Opera Şehre Iniyor!




Devlet Opera ve Balesi'nin düzenlediği 1.Uluslararası Istanbul Opera Festivali 2-23 temmuz 2010 tarihleri arasında gerçekleşecek. Festivalin sloganıysa 'opera şehre iniyor', amma velakin operadan önce Mehmet Turgut'un çektiği tanıtım fotoğrafları şehre indi. Beyaz'dan Zuhal Olcay'a kadar herkes var nerdeyse.. festivale de gitmek lazım, biletler biletixteymiş..

Tatile gidelim!

Bir sürü tatil konseptinde fotoğraflar görüyoruz malum etrafta. Deniz,kumsal,buzz gibi içeceğiyle havlunun üzerine yayılmış mayolu insanlar. Evet hepsi denizi özletiyor insana. Ama nedense bende yukarıdaki fotoğraf kadar etkili olmadı hiçbiri. İlk gördüğümden beri serin sulara atlayasım var!! Tatile gitmek istiyorum artık, denizi özledim.

Salt & Pepper Battery


Tuzluk&Biberlik takıntımı bilen bilir. Geçenlerde nette rastladım bunlara. bulmak imkansız tabii, ama çok iyiler!!! özellikle alttakiler, çünkü kalan miktarı da gösterio. hem yaratıcı hem faydalı: )

Charlie Chaplin

The Ting Tings İstanbul'da!

İstanbul'da yaşamanın en güzel yanlarından biri de festivaller sanırım. Her ne kadar hepsini değerlendirmek mali açıdan imkansız olsa da gidebilme olasılığı bile yetiyor insana. Zaten o gidebilme olasılığı yüzünden gidemiyoruz birçok faaliyete. Başka şehirdeyken daha çok biliyorsun kıymetini. Bu seneki Efes One Love festivaline yine gidemedim. Hem de The ting tings'in gelmesine rağmen!! sanırım ben bu satırları yazarken Santralistanbul'daki bazı şanslı festivalseverler onları dinliyordur. ben fizy'yle idare edicem artık. o zaman tüm festivale gidemeyenler için the ting tings'ten gelsin: that's not my name

Be Stupid




En üstteki afişi ilk defa gazetede görmüştüm. baya da oluyor göreli ama anca paylaşmayı akıl edebildim. Herneyse, babam da gazetelerdeki tam boy afişleri topluyordu o günlerde. Ben de çok sevdim ve babam için sakladım bu afişi. ama babamın afişe tepkisi gayet manidardı. 'Salak salak işlerr!!' Hala da gülüyorum aklıma gelince. Afişlerdeki sloganlara cuk oturdu tepkisi. Afişi tasarlayanlar böyle tepkiler bekliyorlardı bence gayet. ve başarılı da oldular. neyse sonuç olarak onun yerine ben saklıyorum şimdi. İlerde çocuklarıma gösteririm:)

Vicky Cristina Barcelona




Javier Bardem'i nerde seversiniz? Ben en çok bu filmde sevdim sanırım. Oyunculuk performansı olarak değil tabii ki, misal Güneşli Pazartesiler veya Goya'nın Hayaletleri'nde neler döktürmüştü öyle!!! neyse, burada bahsettiğim şey çapkınlığı kabul edilir kılan serseriliği, yakışıklılığı, çekiciliği vs vs.. daha neler neler sayılabilir. Filmi izleyenler demek istediğimi anlar, izlemeyenlerse dvd arayışlarına çıkmıştır bile heralde?

Şahane takunyalar: Maguba




Şu takunyalardan olsa bende, kırk yılda bir zar zor topuklu ayakkabı giyen ben, her gün her saat takunyalarla takılırım!! çok güzeller, çok renkliler ve en önemlisi de farklılar!! Türkiye'de fazla keşfedilmemiş bir marka sanırım. Ya da ben biraz fazla geciktim. Umarım bir gün benim de olur bunlardan!